Make your own website - Wix.com

KART@LEM

hik1

image
Seneler önceydi...


Denizaltında görevli asker, Çanakkale'de yaşayan bir kıza sevdalanmıştı.


Evlenmek için askerliğin bitmesini bekliyorlardı. Asker Çanakkale boğazından geçecekleri zaman yavuklusunu arıyor ve tahmini geçiş saatini bildiriyordu. Sehir genellikle gece oluyordu. Çanakkale yakınlarına gelindiğinde asker, komutanlarından ricada bulunarak köprü nöbetini alıyor ve sevgilisiyle haberleşme ışığıyla mesaj gönderiyordu. Kız da saat kaç olursa olsun elinde bir fenerle denizaltından gelen mesajı yanıtlıyordu.



Akdeniz'deki bir tatbikattan dönmeden önce sevdalı asker yine nişanlısını aramış, sabaha karşı 03:00 sularında Çanakkale boğazından geçeceklerini bildirmişti. Kız, elinde feneriyle sahile çıktı. O sırada denizaltı konvoyunun ikinci gemisindeki komutana güverte subayından bir mesaj geldi. "Komutanım, sahilden ışıklı mesaj gönderiyorlar, ne yapalım" !!!!



Komutan, mesajın yarım saatlik mesafeyle önlerinde seyretmekte olan denizaltındaki genç askere gönderildiğini anlamıştı. Çünkü bu"Pırıltılı" aşktan neredeyse bütün filo haberdardı. Gemi Komutanı "Bizim deli kız geç kalıp denizaltıları karıştırdı herhalde . Ama yanıt vermezsek de sevdiğini merak eder." Diye düşünüp güverte subayına sordu:" Ne mesaj gönderiyor?" Subay "Seni seviyorum diyor efendim" diye yanıtladı. Komutan hiç tereddütsüz emrini verdi: "İyi, sizde şöyle mesaj geçin: Ben de seni seviyorum. Ebediyete kadar..."



kızın mesajını ulaştıramadığı denizaltının ismi Dumlupınar'dı. Ve bu mesajdan 25 dakika önce Nara burnu açıklarında Naboland isimli İsveç bandıralı şileple çarpışarak batmıştı. Şehit olan 81 denizcinin arasında kızın sevdalısı olan askerde vardı. Kız, bu acıya dayanamadı ve hayatına son verdi..


Çanakkale'liler bazı geceler sahilde sahipsiz bir fener ışığının bir aşağı bir yukarı gezindiğini söylüyorlar
"Ebedi aşkın ışığı" olarak...


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=